43 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 25/10/2022 tarihli ve 31994 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yapılan değişikliklere/düzenlemelere aşağıda yer verilmiştir.
1. Sorumlu Sıfatıyla Kanuni Süresinden Sonra Beyan Edilen KDV, Bu Beyana İlişkin Ödemenin Yapıldığı Döneme Ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde İndirim Konusu Yapılacaktır.
Kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin, satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken, sorumlu sıfatıyla beyan edilen kısmı ise 2 No.lu KDV Beyannamesinin verildiği ay içinde verilmesi gereken, 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılır. Tebliğde yapılan değişiklik ile işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin sorumlu sıfatıyla kanuni süresinden sonra beyan edilen kısmının bu beyana ilişkin ödemenin yapıldığı döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
2. Demir-Çelik Ürünlerinin Tesliminde 4/10 Olarak uygulanan KDV Tevkifat Oranı 01/11/2022 Tarihinden İtibaren 5/10 Olarak Belirlenmiştir.
Bilindiği üzere, cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünlerin KDV mükellefleri ve belirlenmiş alıcılara tesliminde, 01/05/2022 tarihinden itibaren (4/10) oranında KDV tevkifatı getirilmişti. Söz konusu ürünlerin tesliminde uygulanan tevkifat oranı 01/11/2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 5/10’a yükseltilmiştir. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.’nde işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanacağı açıklanmıştır.
3. İndirimli Orana Tabi Gıda Ürünlerinin Tesliminden Kaynaklanan İadelerde Yıl İçinde Nakden İade Talep Edilebilecektir.
3065 sayılı KDV Kanununun 28’inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca (Cumhurbaşkanınca) vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen sınırı aşan kısmı, Tebliğin (III/B-3.2.2.) bölümünde belirtilen borçlara yılı içinde vergilendirme dönemleri itibarıyla mahsuben, izleyen yıl içerisinde talep edilmesi kaydıyla nakden ya da söz konusu borçlara mahsuben iade edilebilir. Aynı Kanunun 29’uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasında 6770 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan mahsuben iade edilmeyen verginin yılı içinde nakden iadesiyle ilgili sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemleri belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Bu yetki çerçevesinde, indirimli orana tabi konut ile 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin 28, 29, 31 ve 34 üncü sırası kapsamındaki malların teslimlerinden doğan KDV iadelerinin, yılı içinde vergilendirme dönemleri itibariyle talep edilmesi kaydıyla nakden yapılması mümkün bulunmaktaydı.
Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetki çerçevesinde, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında yer alan malların (Gıda Maddeleri) takvim yılının Ocak-Haziran dönemindeki teslimlerinden doğan KDV iadelerinin, en erken ilgili yılın Haziran dönemi en geç ilgili yılın Kasım dönemi itibarıyla talep edilmesi kaydıyla nakden yapılması uygun görülmüştür. Söz konusu değişiklik 01/11/2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.
Tebliğde yapılan açıklamalara göre, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında yer alan malların teslimlerinden doğan yılı içinde nakden iade tutarı, Tebliğin (III/B-3.1.1.) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde işlemlerin yapıldığı yılın Ocak-Haziran dönemi için altı aylık olarak ve Haziran dönemi sonu itibarıyla hesaplanır. Benzer şekilde, 10.000 TL ve üstündeki nakden iade taleplerinin, teminat verilmeksizin vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılmasının talep edilmesi halinde, iade vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihte yapılır.
4. İstisna Kapsamındaki İşlemin Gerçekleşmesinden Sonra İşleme İlişkin Mal ve Hizmet Alımları ile İlgili Kur Farkları Konusunda Açıklamalar Yapılmıştır.
Tam istisna kapsamındaki bir işlemin gerçekleşmesinden sonra, söz konusu işleme ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait tam istisna kapsamındaki işlemi yapan mükellef lehine veya aleyhine kur farkı ortaya çıkabilmektedir.
Mükellef aleyhine ortaya çıkan kur farkı üzerinden ödenen KDV’lerin tam istisna kapsamındaki işlemin gerçekleştiği vergilendirme dönemine ilişkin yüklenilen KDV hesabına dahil edilerek iadesinin talep edilmesi mümkündür. Ancak, kur farkına ilişkin faturanın iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra gelmesi halinde, işlemle ilgili mal ve hizmet alımlarına ait kur farkı üzerinden ödenen ve yüklenilen KDV hesabına dahil edilmesi gereken KDV, indirim hesaplarına dahil edildiği vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate alınabilir.
Tam istisna kapsamındaki işlemi yapan mükellefin mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak lehine oluşan kur farkı nedeniyle KDV hesaplanması ve kur farkının ortaya çıktığı dönem beyannamesinde beyan edilmesi gerekmektedir. Tam istisna kapsamındaki işlemi yapan mükellefin lehine oluşan kur farkının iade işlemleri sonuçlandırılmadan önce ortaya çıkması halinde bu tutarın iade hesabından düşülmesi gerekmektedir. İadeye konu edilemeyen bu tutarın ise kur farkının ortaya çıktığı dönem indirim hesaplarına alınması mümkündür. Söz konusu kur farkının iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra ortaya çıkması halinde ise iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
5. Sigorta Şirketleri Tarafından Düzenlenen Kefalet Senetlerinin KDV İadelerinde Teminat Olarak Kabul Edilmesine İmkan Sağlanmıştır.
KDV iade işlemlerinde teminat olarak 6183 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde sayılan iktisadi kıymetlerden bir veya bir kaçı gösterilebilir. Mükelleflerin, Tebliğin (IV/A-3) bölümünde belirlenen sınırı aşan ve işlem türü itibarıyla YMM raporu veya vergi inceleme raporuna bağlanan iadelerde, henüz YMM raporu ibraz edilmeden veya inceleme sonucu iade öngörülmüşse, inceleme yapılmadan Tebliğe uygun şekilde teminat gösterilmesi halinde iade yapılmaktadır. Teminat, iadeye konu işlem türüne göre vergi inceleme raporu veya YMM raporuna dayanılarak çözülmektedir.
7417 sayılı Kanunun 24’üncü maddesi uyarınca 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 10’uncu maddesinde yapılan değişiklikle “sigorta şirketleri tarafından verilen süresiz ve şartsız kefalet senetleri”nin de teminat olarak kabul edilmesine ilişkin yapılan değişikliğe uygun olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümleri güncellenmiştir. Söz konusu değişiklikler 01/11/2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.
KDV Genel Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklik ile sigorta şirketleri tarafından düzenlenen süresiz ve şartsız kefalet senetlerinin de KDV iade işlemlerinde teminat olarak kabul edilebilmesine imkân tanınmıştır. Sigorta şirketleri tarafından düzenlenen kefalet senetlerinin paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir sınırlayıcı şart taşımayacak biçimde süresiz ve şartsız, Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No:1) ekindeki örneğe (EK-13) uygun olarak ve Türkiye’de yerleşik sigorta şirketleri tarafından düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Söz konusu Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.